Şile Belediyesi’ne yönelik ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma’, ‘Rüşvet’, ‘İrtikap’ ve ‘İhaleye fesat karıştırma’ suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın 4’üncü duruşması yapıldı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şile Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’in de yer aldığı 11 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da katılım sağladı.
Açık İhale Yerine Tek Kaynaktan Alım Yapıldı
Tutuksuz sanık Burç Civan savunmasında, “Belediyede 19 yıldır çalışıyorum. 6 aydır kültür müdürlüğüne vekil olarak görev yapıyorum. Öncelikle bu suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Eski dönem memurları olarak bizim üstümüzde sürekli baskı ve mobbing ortamı vardı. Seçimden sonra gelen yetkililer oldu. Resmi olarak hiçbir karşılığı olmayan statüleri vardı. Kendilerini müdürün üstünde görüyorlardı. Eski personellerin sürekli görev yerleri değiştirildi, işten çıkarmalar başladı. Festivale ilişkin seçimlerden 1-2 ay sonra bu iş yapılacaksa açık ihale usulü yapılması gerektiğini koordinatörlere ilettim. Festivalin temmuz sonu, ağustos başı yapılacağı, açık ihaleye zaman kalmadığı söylendi Ferhat Domurcuk tarafından. Festivalin 22/b kapsamında, tek kaynaktan alım usulüyle yapılacağı söylendi. Daha önceki festivallerin hiçbirinde tek kaynaktan alım yapılmadı. Geçmiş yıllardakiler açık ihale usulüyleydi. Festivali resmi olarak belediyeden alan yer Sur Müzik. Arif Sevik’i yetkili olarak karşımızda gördük. Yetki belgelerini bize Arif Sevik getirdi. Bütün işlemler 3 gün içerisinde gerçekleşmiş. Biz sadece firmanın verdiği teklif üstünden işlem yaptık. Piyasa araştırması yapmadık, zaman olmadı. Sanatçılar arasındaki fiyat farkını bilmiyoruz. Artık, yönetim neye istinaden bu kararı aldı her şey ortada. İş çok önceden birine verilmiş, sanatçılar belirlenmiş. Öncekilerde hep açık ihale olduğu için firmalar girip tekliflerini sunardı. Sadece 35’inci Şile Bezi Festivali 22/b kapsamında yapılmıştır. Bu süreçte sadece Ferhat Bey ile muhataptık. İhalenin 22’b üzerinden yapılacağını, sanatçıların başkan tarafından belirlendiğini, sanatçılar üzerinden işlem yapılacağını bana o söyledi” dedi.
Hak Ediş İçin Para Ödemek Zorunda Kaldık
Tutuksuz sanık Mehmet Sait Köse savunmasında, “35’inci Uluslararası Şile Bezi Festivali işini bana getiren Berkant Acil ve Arif Sevik’tir. Bana gelen sözleşmeleri ve yetki belgelerini imzaladım, Arif’e verdim. Çok önceden beri Arif’te vekaletim var benim. Ben aşağı yukarı 15-16 milyon civarı, Berkant ise 8 milyon civarı sermaye koydu. Yaptığımız hesaplarda 3 milyon kar vardı. Arif bey yaptığı işlerden komisyon alıyordu yaptığımız kara göre. İhale sözleşmesine göre bize ihale bedelini 45 gün içerisinde ödeyeceklerdi fakat yaklaşık 9-10 ayda parça parça olarak ödediler. Bu ödemeleri alabilmek için çok uğraştık. Şile Belediyesi bizi çok mağdur etti, perişan etti. Yani dilenmez dilenci oldum ben bu konuda. Sağdan soldan borç aldığım insanlara karşı mahcup oldum. 13 milyon liralık hak ediş ödememizden önce Arif Sevik yanıma geldi. Belediye başkanının 4 milyon lira para istediğini, özel kalem Oğuz Kaçmaz’ın kendisini arayarak bu durumu bildirdiğini, bu paranın ödenmemesi halinde hak edişin yapılmayacağını söyledi. Arif bana Berkant ile de görüştüğünü, konuyu ona da söylediğini anlattı. Bende bunun üzerine Berkant Acil’i aradım. Konuyu istişare ettik. Berkant ‘bunların istediği parayı vermezsek geri kalan ödemeleri de alamayız’ dedi. Bizde mecbur kalarak bu parayı ödedik. 13 milyon geldiğinde 3 milyon 250 bin lirayı Arif’e gönderdim. Oğuz denen şahsa gönderecekti. 8 milyon geldiğinde de yine bir kısmı Oğuz denen şahsa gitti. 2 milyon gitmiş galiba yanılmıyorsam. 48 yıllık evliyim, eşimin kulağındaki küpelere kadar sattım. Beni bu bu denli perişan ettiler. 1,5 ayda ödenecek parayı 9-10 ayda zor ödediler ve bizi mağdur ettiler” ifadelerini kullandı.
Hesaplarımı Haluk Levent Kullanıyordu
Tutuklu sanık Yeliz Kaya, “Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Şile Bezi Festivali süreçlerinin hiçbirinde benim dahilim olmadı. Benim hesaplarımı 2023 Eylül’den itibaren Haluk Levent kullanıyordu. Bunun sebebini soracak olursanız; kendi hesaplarının bloke olması, mobil bankacılığı kullanmayı bilmemesi, buna ayıracak zamanı olmaması. Ben prodüksiyon işleriyle ilgileniyordum. Haluk Levent ile geçmişe dayalı bir tanışıklığımız var. Ben kendisine hep ‘abi’ diyordum, o da bana ‘kızım’ diyordu. Para geldiğinde bana mesaj atıyordu, ‘Kızım şu kadar para gelecek, şunu şuraya yolla, bunu buraya yolla.’ Yani gelen her paranın kaynağını bilmiyorum. Onun kaynaklarıyla, geldiğinde ben ona bilgi veriyordum. O arada, işte bu Berk Ulu Mert Ulu isimlerini öğrendim. Benim hesabımdan sanırım onlara para gitmiş ya da onlardan bana gelmiş ama kendilerini tanımıyorum, hiçbir bilgim yok” şeklinde konuştu.
Kaya, “Bu aynı paranın gelip geri gitmesi aslında. 1,5 milyon dolar bir gün kaldı zaten hesabımda. O zamanın kuruyla 51 milyon lira yapıyormuş. 2 milyon borç istiyor kardeşinden mesela Haluk Bey, o yolluyor. Bir hafta sonra biz o parayı geri yolluyoruz. Hesap hareketleri incelendiğinde aynı paranın gelip gittiği ve onun da tutarları yükselttiğini fark edersiniz. Paranın kaynağının birçoğunu bilmiyorum. Haluk Levent’in çok borcu vardı, beni arıyorlardı alacaklılar da sürekli. O yüzden de yıpratıcı bir süreçti. İstifa etmeyi düşündüm, kendisine mesaj da attım, bu durumun stresli olduğunu, çok yorulduğumu söyledim. Ama sonrasında benimle konuştu. Biraz daha kalıp işleri toparlamam gerektiğine karar verdik. Benim gibi yönetebilecek kimse yoktu. Zaten ayrılamadan da tutuklandım” ifadelerini kullandı. Bir bankada bu bildirim var. İlk hesap açıldığında orada Haluk Bey ile benim imzam var. Ben maaşlı sigortalı bir çalışanım, evet benim IBAN’ıma paralar geldi, gitti. Asistandım, 4 ay önce 200 bin lira maaş alıyordum. Şu an işsizim. Ben sadece hesap hareketlerini değil, bütün görüşmeleri, iletişimi, eksikleri, Haluk Bey’le ilgili her şeyle ilgileniyordum.
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınması amacıyla yarına ertelendi.






