Bakan Bayraktar: Türkiye’yi Enerjide Bağımsız Kılacağız

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni kapsamında öğrencilerle bir araya geldi. Üniversitede açılış dersini veren Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonu, tabii kaynaklar politikası ve gelecek hedeflerini değerlendirdi.

Enerjinin toplumların geleceğini belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna işaret eden Bayraktar, “Enerji meselesi milletlerin, devletlerin doğrudan günlük hayatını etkileyen, geleceklerini etkileyen çok önemli konulardan bir tanesi. Enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Dolayısıyla enerjiye kaliteli bir şekilde, kesintisiz bir şekilde ve ucuz bir şekilde ulaşmamız lazım. Aslında 7/24, yılın 365 günü gece gündüz demeden size elektrik ulaştırmaya, size doğal gaz getirmeye, akaryakıt getirmeye çalışan çok büyük bir ekip, mutfak çalışması, arkada yapılan bir sürü iş ve emek var. Bazen bunların görülmediğini fark ediyoruz. Bu o emekçiler için açıkçası üzücü bir durum. Ben bunu her fırsatta vurgulamaya gayret ediyorum” dedi.

Küresel Krizler Ve Yeni Nesil Tüketim Dengeleri

Mevcut dünya konjonktüründe yeni bir çağa adım atıldığını ifade eden Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu: “Büyük bir politik krizin içerisindeyiz. Büyük bir güvenlik krizinin içerisindeyiz. Dolayısıyla dünya böyle bir noktada. Buradan çıkışı ve önümüze nasıl bakacağımızı düşündüğümüzde hem güvenlik anlamında, güvenlik mimarisinde hem enerji mimarisinde yeni bir şeyler ortaya koymamız gerektiğini düşünüyoruz. Daha korumacı politikalar, ülkeler kendi kendine yeter olmaya çalışıyorlar. Dünyada yeni bir çağa giriyoruz ve bu yapay zeka çağı. Yani bildiğiniz ve bildiğimiz her şeyin, bütün ezberlerin değişeceği bir döneme giriyoruz. Buna hazır olmamız gerekiyor. Bu çağda, akıllı, daha zeki çiplere ihtiyacımız var, enerjiye ihtiyaç var. Elektrikli ulaşım bu dönemde öne çıkıyor, Türkiye’nin geleceğinde çok önemli yeri olacak. Elektrikli araçlar çevresel açıdan ve Türkiye’nin hedefleri için hem de özellikle petroldeki dışa bağımlılığımızı bitirmemiz için önemli. Türkiye’nin soğutma kaynaklı çok büyük bir enerji talebi var. Türkiye’nin geçen yıl sadece klima kaynaklı elektrik talebi yüzde 20 arttı. Maalesef Türkiye bir su kıtlığına doğru gidebilir. Yani küresel ısınmanın etkisiyle, işte su kaynaklarımızı kullanmadaki verimsizliklerle su kıtlığı bize şu şu açıdan etkisi olacak enerji tarafına. Deniz suyunu arıtmayla ilgili özellikle kıyı bölgelerimize bir ihtiyaç hasıl olabilir. Dolayısıyla oraya da elektrik lazım. Yani hem yapay zekanın getirdiği bu veri merkezleri, işte elektrikli araçlar, soğutma kaynaklı ihtiyaç, belki su arıtımından kaynaklı ihtiyaçla bahsettiğimiz o geleneksel faktörlerinin yanına bu geleneksel olmayan talep ihtiyaç faktörlerini eklediğinizde Türkiye’nin talebi artıyor.”

Sondaj Hamleleri Ve Doğal Gazda Üretim Hedefleri

Yenilenebilir kaynak payının 2040 yılında yaklaşık yüzde 70 seviyesine çıkarılmasının amaçlandığını belirten Bayraktar, 2016’da arama stratejisinde köklü bir değişim yaşandığını kaydetti. Bakan Bayraktar, “Türkiye çok büyük bir petrol ve doğal gaz tüketicisi. Yani herkesin evinde doğal gaz olduğunu düşünüyorum. Türkiye çok yakın bir zamana kadar doğal gazının neredeyse tamamını ithal ediyordu. Bunları reddettik, ‘Böyle bir şey yok’ dedik. ‘Biz Türkiye’de petrol ve doğal gaz varsa bunu arayıp bulacağız’ dedik. ‘Çünkü biz Türkiye’de yeterince arama yapmadık’ dedik. Sondaj yapmadan nasıl bulacaksınız? Aramadan bulma şansınız yok. Dolayısıyla 2016 yılında stratejimizi değiştirdik” ifadelerini kullandı.

Üretim kapasitesinin katlanarak artacağını vurgulayan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “22 milyon hanede doğal gazımız var bugün. Bunun 8 milyonunda kendi gazımızı kullanıyor olacağız. 2028’de bunu 4 katına çıkaracağız. Türkiye bu anlamda dışa bağımlılığını doğal gazda bir parça azaltmış olacak ama gidecek daha çok yolumuz var. Çağrı Bey gemimiz Somali açıklarında, Somali’de petrol arıyoruz. Yakında Libya’da, Pakistan’da petrol, doğal gaz arayacağız. Yine uluslararası projelerimizden anlaşması bitmiş önemli bir proje. Türkiye Kerkük’te, Kerkük petrollerine ortak olduğu çok kısa bir zaman önce ve 100 yıl sonra Türkiye Misak-ı Milli sınırları içerisindeki Kerkük’e bu sefer petrol amaçlı olarak tekrar girmiş oldu. Buradan da ülkemizin bu anlamdaki dışa bağımlılığını bitirmekte çok önemli bir adım atmış olduk. Türkiye terörden kurtulunca, Gabar Dağı’nda, Şırnak’ta şu anda bizim üretim kuyularımızı görüyorsunuz. Yaklaşık 200’ün üzerinde kuyu açtık. O dağlarda şu anda Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üretiyoruz. Günde yaklaşık 85 bin varil inşallah Gabar’da yeni yaptığımız keşiflerle bu rakam 100 binin üzerine 2027 yılında çıkmış olacak. Şırnak’ta yaşayan 3 bin 600 gencimize de burada istihdam imkanı sağlamış oluyoruz. Dolayısıyla bunun ekonomik etkisi, 3,5 milyar dolar eder. Ülkemize katkısı; bu kadar para cebimizde kalıyor. Ama bence ondan daha büyük bu sosyal etkisi, ekonomik etkisi ve oradaki istihdama etkisi bence çok çok daha değerli. Dolayısıyla Türkiye petrol ve enerjisini verimli kullanacak.”

Akkuyu Santrali Ve Yeraltı Zenginlikleri

Nükleer enerji ve yerli madenciliğin kritik değerine değinen Bayraktar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Ankara Üniversitesi nükleerde ülkemizin önemli kurumlarından bir tanesi. Akkuyu Nükleer Santrali’ni görüyorsunuz. Birinci reaktör gördüğünüz gibi kubbesi tamamlanmış, artık birkaç ayı kaldı, son testlerini yapıyoruz. İkinci, üçüncü ve dördüncü reaktörle beraber Türkiye 70 yıllık rüyasını artık hayata geçiriyor. İnşallah önümüzdeki birkaç ay içerisinde ilk elektriği üreterek başlıyoruz. Ayrıca, önce insan, sonra çevre ve sonra da katma değerli madencilik yapması lazım Türkiye’nin. ‘Madenlerimiz çıkmasın, yerin altında kalsın’ bunun bu ülkeye hiçbir faydası yok. Özellikle şimdi dünyada yeni bir maden savaşı var. Kritik madenler, nadir toprak elementleri. Yani maden tarafının stratejik bir önemi var ve dolayısıyla Türkiye’nin bu madenlerini mutlaka kullanması lazım. 2022 yılında Türkiye 31 milyar dolar maden ithalatı yaptı. Altın madeni. Türkiye ciddi bir altın ithalatı yapıyor. Halbuki Türkiye’de yerin altında 10 bin ton altın var. Ekonomik olarak çıkarılabilir bir altın. Bizim üretimimizde 42 ton üretiyoruz. Dolayısıyla biz en az 100 ton altın üretmeliyiz ki o 10 bin tonluk altını 100 senede çıkarabilirim. İş sağlığı ve güvenliğinden ve çevreyle olan hassasiyetlerden vazgeçmeden bunları yapabilmemiz lazım. Bunları yaptığımızda işte Türkiye çok daha güçlü bir ekonomiye sahip olacak. İnanıyorum ki gençlerle Türkiye’yi enerjide ‘Türkiye Yüzyılı’ adını verdiğimiz o vizyonda bağımsız kılacağız.”

  • Related Posts

    TBMM Başkanı Kurtulmuş İle KKTC Meclis Başkanı Öztürkler Bişkek’te Görüştü

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 15’inci Genel Kurulu kapsamında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yer alan Irıs Ordo Kongre Merkezi’nde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti…

    Kaymakam Korkusuz, Jeotermal Sera OSB’de İncelemelerde Bulundu

    Diyadin Kaymakam Furkan KORKUSUZ, hafta sonu mesaisi kapsamında Diyadin Tarıma Dayalı İhtisas Jeotermal Sera Organize Sanayi Bölgesi’ni (OSB) ziyaret ederek bölgede yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. İlçenin tarımsal üretim potansiyelini artırması…

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir